DOĞU TÜRKİSTAN'IN EKONOMİK YAPISI
Dogu Türkistan da Petrol
Dogu Türkistan'in zaman zaman içine düstügü Çin istilâlari döneminde gerek milliyetçi Çin dönemi olsun, gerekse Komünist Çin döneminde olsun Dogu Türkistan halkinin karsi karsiya bulundugu hayati tehlikeler disinda bir diger zulüm sekli var ki; bu tamamen Insan haklari ihlali ve Çin devlet terörünün açik bir ifadesidir. Dünyanin en nadide yeralti ve yerüstü zenginlik kaynaklarina sahip Dogu Türkistan'in bütün millî kaynaklari Çin müstevlileri tarafindan vahsice talan edilmeye devam edilmektedir.
Son 20 yil zarfinda Çin Hükûmeti Çin'in Lencu kentinden Dogu Türkistan'in baskenti Urümçi'ye kadar çifte tren raylari döseyip geceli gündüzlü hiç durmaksizin Dogu Türkistan'in zenginliklerini Çin'e tasimaktadirlar. Zenginlik kaynaklarimizi Çin'e tasidiklari vagonlarla da Dogu Türkistan'a her gün yüz binlerce Çinli tasimaktadirlar. Dogu Türkistan'daki en bakir en verimli topraklara Çinli göçmenleri yerlestirerek Uygurlarin ev, bark, bag ve bahçelerini gasp ederek getirdikleri Çinli göçmenlere verip Uygurlari da sehir disindaki çorak ve verimsiz bölgelere göçe zorlamaktadirlar.
Dogu Türkistan topraklarindan elde edilen ve Çin'e tasinan zenginlik kaynaklarini Çinliler diger dünya devletlerinin gözünden ve bilgisinden sir gibi saklamaya çalismaktadirlar. Bu durumu fark eden bazi bati1i dev1etler son yillarda Dogu Türkistan konusuna biraz daha fazla ilgi göstermektedirler.
Her ne kadar Çin resmi kaynaklarinin açiklamalarina göre 20 ila 40 milyar ton arasinda petrol rezervi oldugunu açiklasa da nüfusu gizledikleri gibi yeralti ve yerüstü kaynaklarda da ayni yalanlarina devam etmektedirler.
Oysa ki, Dogu Türkistan'daki petrol yataklarinda toplam petrol rezervlerinin 160 milyar tondan fazla ve Iran ve Irak'taki rezervlerin on misli büyüklügünde oldugu yaptigimiz arastirmalar sonucu tespit edilmistir. 910 bin km2'lik alanda yeraltinda 10 bin metreye kadar olan katmanlarda petrol tespit edilmistir. Petrol alanlarinin yüzölçümü Fransa'nin yüzölçümünden fazladir.
Her yil tarafindan 10 milyon ton petrol Çin'e tasinmaktadir. Ne var ki Türklerle meskun köylerin %70'inde hala ilkel gaz lambalari kullanilmaktadir. Benzin ise Çin'den iki misli daha pahalidir.
Tarim Havzasi:
Sadece Tarim Havzasindaki petrol ihalesine 17 ülkeden 68 sirketin katilmis olmasi, bölgenin zenginligine isaret etmektedir.
Dogu Türkistan'in en verimli petrol yataklarindandir. Bu Bölgenin petrol rezervi 74 Milyar varil dir. 2000 yilinda Tarim Havzasin daki petrol üretimi 4.4 milyon ton dur.
Karamay:
Karamay bölgesinden günde 170.000 varil yilda ise 1.286.000 ton petrol çikarmaktadir.. 160.000.000 ton rezervi olan bu petrol yatagi tamamen Çinlilerin elindedir.
Kumul-Turfan:
Günde 50.000 varil petrolün çikarildigi bu bölgenin 75.000.000 tonluk rezerve sahip oldugu belirtilmektedir.
Taklamakan:
Isveç A.G. Firmasinin arastirmasina göre sadece Taklamakan Çölü'ndeki petrol rezervi 50 milyar tondur.' Ve bu rezerv, tespit edilen petrol alanlarinin sadece % 50'sinde mevcuttur.
Çinlilerin kontrolünde olup, çikan zenginliklerden Dogu Türkistan Türkleri kesinlikle istifade edememektedirler. 1949 YILINDAN BERI BÜTÜN BU ZENGINLIKLER KIZIL ÇIN TARAFINDAN SÖMÜRÜLMEKTEDIR.
DOGAL GAZ
Son yillarda; bir ülkenin sahip oldugu yer alti ve yer üstü zenginliklerinin miktari ve kisi basina düsen yillik GSMH ölçüsünde devletlerin Milletler arasi arenada sayginlik kazanmakta oldugu açikça görülmektedir. Hatta dünyadaki bazi emperyalist ve aç gözlü devletler cezp edici miktarda zenginlik kaynaklarina sahip oldugunu ögrendikleri ve dislerini geçirebileceklerini hissettikleri ülkelere karsi da, sayisiz insanin ölümü pahasina savas bile açabilmektedirler. Bu sebeple; istisnalar ayri tutulsa da, 21. yüzyilda "Insanlik", "Erdem", "Kanaatkarlik", "Baskalarinin haklarina saygi gösterme" gibi kavramlarin dumura ugramakta oldugunu ifade etmek yanlis olmaz. Dogu Türkistan'in su anda içinde bulundugu durum da iste bunun en açik göstergesidir… Aç gözlü, sefalet içindeki Çinliler öteden beri sürekli ele geçirmek istedikleri Dogu Türkistan'in verimli topraklarini 1949 yilinda bütün dünyanin gözleri önünde vahsice istila etmislerdir. Uzun yillar boyunca Çinlilerin sürekli olarak Çine tasiyarak talan ettikleri yer alti ve yer üstü zenginlik kaynaklarinin farkina varan bazi yabanci devletlerin Dogu Türkistan konusuna olan ilgileri de farklilasmaya basladi. Iste bu ülkelerden biri de; Çinlileri çok yakindan taniyan devletlerden biri olan Japonya'dir. Dogu Türkistan'in sahip oldugu petrol ve dogal gaz rezervleri hakkinda, Japonya' da çikmakta olan Fuji Sankei Business Gazetesinin 07.09.2004 tarihli sayisinda bir haber yayinlandi. Bu haberin içerigine göre; Dogu Türkistan' topraklarinda mevcut petrol rezervlerinin 20 milyar 900 milyon ton oldugu açiklandi… Dogu Türkistan'daki Petrol isleri idare merkezinden bir memurun açiklamalarina göre; Dogu Türkistan'daki Petrol rezervlerinin, Çin genelindeki (Deniz ve kara rezervleri de dahil) petrol rezervlerinin % 25 inden daha fazlasini, Dogal gaz rezervinin ise, % 28'inden daha fazla bir oranini teskil ettigini açiklamistir. Dogu Türkistan'in Cungarya havzasi ve tarim havzasi gibi bölgelerinde dogal gaz ve petrol yataklari oldukça fazla olup, Çin hükümetinin tesebbüs ettigi "Iç bölgelerdeki kirsal bölgeleri açis" projesinin ana temelini de yeni rezerv alanlarinin tespiti ile ilgili arastirmalar olusturmaktadir.
Dogu Türkistan'dan elde edilen dogal gazin Sanghay'a turbo dogal gaz pompalama sistemi ile tasinmasi çalismalarina da hiz verilmistir.
Dogu Türkistan Petrol isleri idare merkezinin teknik elemanlari "Dogu Türkistan'in, Çinin petrol ve dogal gaz alanindaki en stratejik bölgesi haline gelmektedir" demektedirler. Petrol isleri idare merkezinin bildirdigine göre; Çin hükümetinin 2010 yilina kadar Karamay ile Tarim havzasinda yillik istihsal olarak 20 milyon ton dogal gaz elde etmeyi hedefledigini projesi geregince buralarda yeni sondaj çalismalari yapilmakta oldugunu söylemislerdir.
Elbette sundan eminiz ki; Dogu Türkistan'in dogal zenginliklerini yarim asirdir talan eden ve istedigi gibi hirsizlik yapan isgalci Çin hükümeti bundan sonra çok rahat olamayacaktir. Çünkü; petrol ugruna ülkelerin isgal edildigi, savaslarin dinmek bilmedigi çagimizda, Dogu Türkistan'in esine az rastlanir petrol ve dogal gaz rezervlerinin yani sira diger envai çesit degerli madenleri diger dünya devletlerinin de ilgisini çekmekte ve istahini kabartmaktadir. dolayisiyla da konu ile ilgili bir çok çalismalar yürütülmektedir. Dememiz o ki; son yillarin en popüler konularindan biri mutlaka Çin isgali altindaki Dogu Türkistan olacaktir. Bu sebeple; Tam bagimsizlik yanlisi Dogu Türkistanlilar bu durumun farkinda olarak kimi ülkelerin ellerinde ve önlerinde oyuncak olmamaya azami dikkat etmelidirler…
Dogu Türkistan'in 30 bölgesinden dogal gaz çikarilmaktadir. Çin'in petrol rezervlerinin yüzde 30'u, dogal gaz kaynaklarinin ise yüzde 34'ü bu bölgede bulunmaktadir.
Bütün Bölgelerdeki Hizli Gelismeler: Çin Komünist Partisi'nin Onbirinci Merkez Komitesi'nin Üçüncü Olagan Oturumu'ndan sonra, Tarim Havzasi'nin güneybati kisimlarinda ve Turfan ve Hami Havzalarinda zengin petrol ve dogal gaz rezervleri bulundu. Bununla birlikte üretim her yil hizla artmaya basladi. 1982'de üretim 4 milyon tondu; 1986'da 5 milyon tona; 1988'de 6 milyon tona; 1992'de 8.3166 milyon tona siçradi. Bu sayisal artislara paralel olarak petrokimya yatirimlarda ve ürünlerde gelisme de hizlandi. Tanri Daglari ile Kuenlun Daglari arasinda yer alan Tarim Havzasi'nin ise, ilmi arastirmalar ve jeolojik veriler sonucu petrol ve dogal gaz yataklari bakimindan gelecegi parlak bir bölge oldugu anlasilmistir.
Bölgede arastirma yapan batili petrol sirketlerinin ifadelerine göre ise, ülkenin güneyinde Tarim Havzasi'nda tespit edilen petrol alanlarinin sadece yüzde ellisinde 50 milyar ton petrol, 8 milyar metre küp dogal gaz rezervi mevcuttur.
Tarim Havzasi'ndaki dogalgaz rezervi ise 30 milyar metreküp olarak hesaplanmistir. Dogu Türkistan'daki toplam petrol rezervinin 20 milyar tonu, dogalgaz rezervinin de 10,3 trilyon metreküpü astigi tahmin ediliyor.
Tüm bu rakamlar Dogu Türkistan'in yakin gelecekte dünyanin baslica dogal gaz merkezi olacaginin isaretidir
Dogu Türkistan'daki Sanayi
Dogu Türkistan'in dogusunda Ekim 1949 öncesi bazi sanayi fabrikalari kurulmustur. Örnegin deri isleme fabrikasi, un fabrikasi, tekstil fabrikasi, ayakkabi fabrikasi, kâgit fabrikasi, petrol kimya isletmeleri, çimento fabrikasi, seker imalathanesi, ekmek fabrikasi ve baska çesitli gida maddeleri isleme atölyeleri kurulmustur. Çin Komünist isgalleri sirasinda makineleri tamir etme fabrikasi, 1949 sonrasi Dogu Türkistan'a en önce demiryolu yapmistir. Tren getirmistir. Bununla da Dogu Türkistan'in iktisadi kaynaklarini sömürmeye basladi. Bu kaynaklarin tahmin edilemeyecek kadar çok genis olmasi ve bu maddeleri ham olarak tasimak zorlugu nedeniyle Çin, Dogu Türkistan'da fabrika kurup bu maddeleri isletip sömürmeye baslamistir. Onlarin isgal zamaninda kurulmus fabrikalar.
Un fabrikasi (Her vilayette)
Et fabrikasi
Tekstil
Dokuma Ürümçi, Sihenze ili
Traktör
Petrokimya
Atom araçlari
Karayollari yapan araçlar
Orman kerestecilik fabrikalari
Çimento fabrikalari
Süt ve süt ürünleri fabrikasi
Hali fabrikalari
Insaat malzeme atölyeleri
Elektronik alet imalathanesi
Gübre fabrikalari
Tren ve makine onarim ve bakim atölyeleri vb.
Bunlar Dogu Türkistan'da isgalciler tarafindan kurulmus ve idare edilmis fabrikalardir. Bu fabrikalardaki isçilerin % 97'sini Çinliler teskil etmektedir. Malzemelerin % 80'den fazlasi Çin devleti tarafindan sömürülür. Yerli Müslüman Türk halkinin hiç bir menfaati yoktur. Ayrica zulüm kaynagi olmaktadir. Dogu Türkistan'in ekonomik üretimi çok zengin bir ülke olup 1949'dan önce oradaki halklar çok zengin ve rahat bir hayat sürerlerdi. Ne zaman komünist isgalcileri geldi, o günden itibaren huzur ve mutluluk yavas yavas tükendi. Ülkeyi kara bulutlar çepeçevre sardi. Millet zulüm içinde esaret içinde kaldi, fakir bir yasam sürdürmeye mecbur oldu. Dogu Türkistan ekonomisini tanimaya ve yönlendirmeye yarayacak iktisadi ve istatistikî veriler kapitalist ekonomi sistemi içinde degildir. Bu bakimdan Dogu Türkistan ekonomisinin demokratik serbest dünya göstergeleriyle mukayesesi mümkün degildir. Bu durum Dogu Türkistan'da kaydedilecek gelismeleri anlama konusunda dar bogaz niteligindedir. Halen Çin Komünist Hükûmeti isgalcileri Dogu Türkistan'a ekonomik bakimdan merkez planlamasi yoluyla kumanda etmektedir.
Tarim
Dogu Türkistan esasen tarim memleketidir. Ihracat malinin %80'ini tarim ve gida maddeleri teskil eder. 150 bin km2 tarim arazisine, bir o kadar ekilebilen topraga ve 12 bin km2 genisliginde ormanlik alana sahiptir.
Dogu Türkistan, Çin isgalcilerinin sosyalist sisteminin devamli olarak sömürgesi halinde olsa da tarimsal üretim, komonno(Gongse) denen devlet üretim çiftlikleri meydani (Tarim sahalarinda kolektif olarak yapilmaktadir. Dogu Türkistan, bitki, hayvan, orman ve yabanî hayvan çesitliligi bakimindan çok zengin bir ülkedir.Fakat Çin isgalcileri bu ülkeyi dünyaya tanitmayip, demir perde içinde gizleyerek idare etmektedir. Dogu Türkistan ekilebilir bakir topraklara sahip olmanin yani sira tarimin gelismesi için gerekli iklim sartlarina da sahiptir Dogu Türkistan'da tarim için elverisli toplam toprak miktari 150 Milyon Mo (Çin ölçü birimi)dan daha fazladir. Bu rakam resmi istatistikler sonucu elde edilmistir. Çin Tarim Bakanligi'nin 1982 yilinda ilan ettigi bir materyale göre Dogu Türkistan'daki tarima elverisli alanlarin 150 milyon Çin Mo'su oldugu, bunun bütün Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki ekilebilir arazinin % 8'ini teskil ettigi bilinmektedir. Bu rakam Dogu Türkistanli bilim adamlari tarafindan çok az bulunmustur. Dogu Türkistan'da simdi ekilen topraklarin yüz ölçümü 48 milyon Mo'dan fazla olup ekilebilir bütün topraklarin 1/3'ünü teskil etmektedir. Dogu Türkistan Orta Asya'da günesli günlerin en fazla oldugu ve isi farklarinin en çok oldugu bir bölge olarak bilinir. Günesli günlerin toplami yilda 2600-3000 saat arasindadir. Gece ile gündüz arasindaki isi farki 10-20°C arasinda degismektedir. Bu ortam bugday, misir, pamuk, sekerpancari, üzüm, kavun, karpuz, dut ve çesitli meyveler ile diger endüstriyel bitkilerin yetistirilmesi için çok müsaittir. Dogu Türkistan'da dünyaca ünlü uzun lifli pamuk yetistirilmektedir. 1985'de açiklanan üretim miktari 260 bin ton temiz pamuktur. Bunun ihracatini Çin Komünist Hükûmeti'nin merkezi ticaret sirketleri idare etmektedir. Bugday üretimi konusunda Dogu Türkistan, Çinin Ukrayna'si diye ün salmistir. Demek ki bugday üretiminde Dogu Türkistan, Çin 'de birinci siradadir. Her sene artmakta olan miktarin sayisi gizli tutulmaktadir. Dogu Türkistan'da seker pancari da üretilmektedir. Fakat seker fabrikalarinda imal edilen seker, Çin'in sömürgesine sunulmaktadir. Dünyaca ünlü üzüm, Dogu Türkistan'da yetistirilmekte, her sene 15.000 ton kuru yesil üzüm, ihracati yapilmaktadir. Geçmiste bu üzümün Çin'in Ten Çing sehri namiyla ihracati yapilmaktaydi. Oysa orada üzüm yetismemektedir. Tenkitlerden sonra Sincang Uygur Özerk Bölge namiyla ihracatina baslandi. Çin, Türkistan'in dünyaca ünlü kavunlarina ve diger meyvelerine de el koyup ihracat yapmakta, Türkistan halki ise fakirlik ve zulüm altinda yasamaktadir. Dogu Türkistan'in sabirli mümin Türk halki gece gündüz demeden çalisarak ekonomik yönden bazi ilerlemeler kaydetmeye muvaffak oldular. Köklü degisiklikler yapti, ama buna mukabil günbe gün fakirlesti, bu bir gerçektir. Örnegin 1983yilindasanayi ve tarim girdilerinin toplami 10.2 milyar yen idi. Bu, 1949yilindan önceye göre 12 misli büyümeyi gösterir. Ortalama olarak bu artis yilda % 7,85'dir. Bunun içinde sanayinin payi 5.35 l milyar yen olup, artis 57 kat, yillik ortalama artis % 12,73'tür. Sanayi gelirlerinin millî gelir içindeki payi 56,9'dur. Tarim genel olarak gelismistir, Ekilebilir tarim alani 18 milyon hektardan 48 milyon hektara çikmistir. Tarim üretimi 4.2oraninda artmistir. Pamuk üretimi 29,9 kat, yagli tohumlar l6 kat, büyük ve küçükbas hayvan miktari 1,9 kat artmistir. Bunlar gösteriyor ki, iktisadi büyümeler hizla artmistir. Ama millet açliktan ölmüstür. Örnegin 1961-62 yillari Dogu Türkistan'in Bay nahiyesinde onbin yerli Müslüman Türk açliktan ölmüstür. 1963'de açlik tehlikesinden korkup Sovyetler Birligi'ne iltica edip kaçip gidenler 250-300 bin civarinda Tarbagtay ile Altaylardaki Müslüman Türklerdir.
Dogu Türkistan'in kisi basina düsen millî gelir Çin Komünist Partisi'nin propaganda materyallerine baktigimizda 270 yen olmustur. 1990 senesinde bu rakam, Çin'deki 1 milyar 200 milyon insanla beraber paylasilmistir. Demek ki; çok büyük bir adaletsizlik vardir. Dogu Türkistan, ekonomisini kendi halkina taksim ederken, kisi basina 10.000 dolardan fazla düserdi.' Bütün bunlar, Dogu Türkistan'i isgal eden isgalcilerin bütün kaynagi sömürdüklerinin göstergesidir. Dogu Türkistan esasen tarim memleketidir. Ihracat malinin %80'ini tarim ve gida maddeleri teskil eder. Sanayi mallari % 20'sini olusturur. Ithalat, ihracat islerini Çin Merkezi Hükûmeti kontrol eder. Merkezi Planlama Teskilati Singcang Özerk Bölgesi'nin ihracat, ithalat planini da denetler. Özerk Bölge Hükûmeti kendi sirketleri ile merkezden vermis oldugu görevi yerine getirir. G.S.M.H. içinde sanayinin payinin düzenli bir düsüs, hizmetlerin ise yükselme gösterdigi görülür. Tarim sektörünün gayri safi millî hâsila içindeki agirligi ise istikrar kazanmis gözükmektedir. Bunun sebebi sosyalist çözümde sanayi isçileri çalissin çalismasin maas aliyor, is yapma ruhu yok. Ama tarim sektöründe, tarimcilar çalismazsa ekmek yok, maas yok, onun için çalismaya mecburdur. Bu sebepten tarim sektörü de istikrar kazanmis gözükmektedir. Simdilik piyasada tarim ürünleri ve gida maddeleri yeterli görülür.
F. TARIM ÜRÜNLERI DESTEKLEME ALIMLARI Dogu Türkistan'i Özerk Bölge Hükûmeti adiyla tarimsal ürünlerini çagdaslastirmak için desteklemektedir. Tarimsal mahsulleri fiyatlandirmak için özel idareler tahsis etmistir. Tarim mahsullerinden bugday, pamuk, yagli tohumlar, ayçiçegi, seker pancari belirlenir. Tütün, pirinç, üzüm gibi ürünlerin tamami devlet tarafindan satin alinir.
Fiyati da devlet tarafindan Dogu Türkistan'daki vilayet ve ilçelerde, diger tarimsal ürünler ile destekleme alimlarinda satin alinmayanlar, köy kooperatifleri kasaba cemiyeti veya merkezi idarelerin tespit ettigi fiyata göre serbest olarak pazarlanir. Bu yolla tarimsal ürünlerin iyilestirme ve çagdaslastirmadigi için ÇIFTÇILER desteklenmektedir. Ayrica hükûmet, canli hayvanlarin da fiyatini belirleyerek, çiftçiden satin alir.
Hayvancilik
Dogu Türkistan, dünyada sayili hayvancilik ülkelerinden biridir. Dogu Türkistan'da faydalanilabilir otlaklar 760 milyon Mo'dur. Bu otlaklarda 60 milyon bas hayvan beslenebilir. Dogu Türkistan'da simdiki mevcut hayvan sayisi 30 milyon bastir. Çin Komünist Partisi propaganda birimleri ile Tarim ve Hayvancilik Bakanligi'nca yayinlanan bazi dokümanlarda Dogu Türkistan'da ki büyük ve küçükbas hayvan sayisinin 20 Milyon oldugu iddia edilmektedir. Bu sayi tamamen kasitli bir rakamdir ve Dogu Türkistan'daki gerçek sayiyi gizlemeye matuf Komünist Partisi'nin aldatmacalarindan biridir. Isgalci Çinliler Dogu Türkistan'da çogalan hayvanlari gasp ve talan etmek suretiyle yemis bitirmis ve büyük bir bölümünü de Çin'e tasimistir. Dogu Türkistan halki 30 yildan beri eti karne ile almaktadir. Her aileye aylik et istihkaki 1 kg.dir. Bu miktar bazi bölgelerde 112 kg.'a kadar düser. Hatta bazi yerlerde bu bile yoktur. Dogu Türkistan halki yillarca et yüzü görmeden yasamaya mecbur edilmistir. Protein yoksunlugu, Türk halkinin birçok hastaliga kitle halinde yakalanmasina (örn. sismanlik) sebep olmustur. Kitlesel ölümler vuku bulmustur. Durum bu kadar agir iken Dogu Türkistan'in et ihtiyaci niçin karsilanmamaktadir? Milyonlarca hayvan nereye gidiyor? Hayvan sayisi neden çogalmamis, aksine azalmistir? Çin Komünist Partisi'nin Dogu Türkistan'daki isgal idaresi Dogu Türkistan'in her zenginligini çaldigi gibi hayvanlarini da Çin'e götürmüstür. Dogu Türkistan'dan Çin'e hayvan sevki yapilmaktadir. Dogu Türkistan'da çok iyi, kaliteli hayvanlar yetistirilir. Çok kaliteli ürünler elde edilir. Yünü ve eti için yetistirilen cinsler yaninda, ince yünlü cins koyunlar, tiftik için beslenen keçiler ile Bariköy ve Karasehir'in atlari Tarbagtay'in sigirlari, Altaylarin et için beslenen büyük kuyruklu koyunlari, Kuçar'in kürkü (karakol) için beslenen koyunlari, bol sütlü sigirlari ve yünleri ile ünlü cins develeri meshurdur. Bugün, Dogu Türkistan'daki küçükbas ve büyük bas hayvanlarin] sayisi 50 milyondan fazladir. Bu sayi, 1985'de Türkiye'ye gelen Çin heyeti tarafindan açiklanan rakamdir. Dogu Türkistan'da yabani hayvan varligi mevcuttur. Dogu Türkistan'da iktisadi öneme haiz yabani hay-î yanlardan yabani deve, kulan, siyah ve sari tilki, yilpiz, boga, ayi, büken gibi 107 tür yasamaktadir. Ayrica, her türlü kus mevcut olup tür sayisi. 281'dir. Dogu Türkistan Asya ülkeleri içinde yabani hayvan ve kuslarin en çok yogun yasadigi bir ülke olarak bilinir. Fakat 1949 yilinin ekim ayinda vuku bulan Çin komünist isgalinden sonra isgalcilerin ilmi olmayan plân ve programdan yoksun avlanmalari, Çinli askerlere topyekûn avlanma izin verilmesi, isgal yöneticilerinin sahsi arzularinin tatmini için yapilan avlanmalar, bu tabii zenginliklerin tahribi denge ve çevrenin bozulmasina sebep olmustur. Çin, Ayrica, bütün bu tabii çevreyi "Tabiatin Muhafaza Bölgesi" ilân edilerek, tanri nimeti güzelliklerden bu ülkenin öz sahibi olan Türklerin istifadesini önlemistir. Böylece Dogu Türkistan halki hiç bir olaya tepki göstermeyen korkak, miskin ve mahkûm millet durumuna sokularak ezilmekte, azap çekmekte ve fakirlesmektedir
Orman
Dogu Türkistan ormanlar bakimindan zengin bir ülkedir. Dogu Türkistan'daki toplam ormanlik alan 2.430.000 hektar olarak tahmin edilmektedir. Bu ise Dogu Türkistan'in toplam alaninin %6'sini teskil eder. Fakat Dogu Türkistan daglari, genis ve orman yapmaya çok elverisli sahalara sahiptir. Buralarda modern usuller kullanilarak fidanlar dikildigi takdirde çok kisa zamanda yeni ormanlar yerlestirilebilir.
Dogu Türkistan'in gelismesi için potansiyeli büyüktür. Fakat Çin isgal yönetimi Dogu Türkistan'da yeni ormanlar yetistirmek söyle dursun, orman yapilacak bölgelere Çin'den asker, teknik personel, siyasi mahkum gibi isimler altinda kitleler halinde Çinli göçmenler getirerek yerlestirmektedir. Ayrica Dogu Türkistan'daki isgal yönetimine mensup memurlarin Çin'deki yakinlari Dogu Türkistan'a zengin olacaklari hayali ile geldikleri için keyfi ve gayri kanuni sekilde ormanlari kesip satmakta ve odun olarak yakmak suretiyle yok etmektedir. Netice olarak Çin Komünist Partisi'nin kizil maskeli fasist isgal askerleri her sahada oldugu gibi, zulüm ve zorbalikla, Dogu Türkistan'in ormanlarini da tahrip ve yok etmektedir. Dogu Türkistan'da yaptiklari imha ve tahrip yetmiyormus gibi Dogu Türkistan'in Altay ve Ili bölgelerinden elde ettikleri keresteleri de trenle Çin'e tasimaktadirlar.